Ak Mehmet vefat etti.
Hilmi Özyürek tarafından yazıldı.   
Salı, 01 Nisan 2014 16:00

Köyümüz sakinlerinden Ak Mehmet namı ile tanınan Mehmet Duran vefat etti.

 

Köyümüz sakinlerinden Ak Mehmet namı ile tanınan Mehmet Duran 30 Mart Pazar günü seçimlerin bitip, sandıkların kapanmasına az bir süre kala vefat etti.
Bir süredir rahatsızlığından dolayı tedavi gören 1931 doğumlu Mehmet Duran’ın cenazesi , 31 Mart Pazar günü köye getirildi ve evi önünde yapılan dua, ve camimiz önünde kılınan cenaze namazının ardından , güzel bir Güneycik bahar gününde köyümüz mezarlığında defnedildi.
Merhum teyzeminoğluna Allah’tan rahmet , sevenlerine ve ailesine başsağlığı dileriz.
Allah Rahmet Eylesin.

Oğlu Tufan Duran'ın Mesajı:
Babam Ak Mehmet (Mehmet Duran) 30 Mart 2014 tarihinde ilerleyen Alzheimer hastalığı sebebiyle tutulduğu zatürre hastalığına karşı verdiği mücadeleyi kaybetmiş ve hakkın rahmetine kavuşmuştur. Bu süreçte bize destek olan herkese teşekkür etmekle beraber, destekleri cismanileşmiş, bizim gayretlerimizin bile ötesine geçmiş akraba, hemşehri ve dostlarımızı burada yad etmeden geçemeyeceğim. 
Öncelikle bu süreçte benim her zaman yanımda olan, maddi ve manevi hiçbir desteğini esirgemeyen eşim Songül DURAN'a sonsuz teşekkür ederim.
Babamın her türlü bakımını üstlenen, gelen giden misafirleri sonsuz bir özveriyle ağırlayan, bakım sorumluluğunu alırken çocuklarının geleceğini, aile huzurunu dahi riske atan , ikizim gibi gördüğüm ablam Rukiye ÖZ'e babama ve anneme yuvasını ve yüreğini ardına kadar açan Ömer ÖZ'e, dedelerini hiçbir sabah öpmeden okula gitmeyen, onun üstüne titreyen yeğenlerim Emine, Yüksel ve Hüseyin' e sonsuz sevgi ve şükranlarımı sunarım.
Hastanede bakımı esnasında inanılmaz bir titizlik ve disiplin içinde babamın etrafında pervane olan âdeta sevgi halesi oluşturan yengem Gülsüm DURAN'a ablam Sevil Coşkun'a, Fatma Örs'e abim İbrahim DURAN'a kucak dolusu sevgilerimi sunmayı bir borç bilirim.
Bu meşakkatli sürecin başından nihayetine kadar, hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan varlığıyla bize cesaret, güç ve dayanma sabrı veren halalarımın ve amcalarımın ve onların birbirinden kıymetli tüm evlatlarının ellerinden öpmeyi kendime bir borç bilirim. Fatma halamın anne şefkatiniRamazan amcam ve Elif halamın kurumak bilmeyen gözpınarlarını, Mustafa Demir abimin her işini gücünü bırakıp bize omuz vermesini , Muzaffer Coşkun abimin hukuki konulardaki desteğini, Osman DURAN amcamın her Allahın günü mesaiye başlamadan ve mesai bittikten sonra evine gitmeyip hastaneye gelmesini, Mustafa EROL abimin eşinin hastaneye taşıyıp durduğu kurabiyelerin lezzetini asla unutamam.
Nöbetim esnasında devriye dolaşırken babamın vefatını haber verirken gözyaşlarına boğulan Hayati Demir abiyle aramızda geçen telefon konuşması ömrüm boyunca unutmayacağım bir telefon konuşması olmuştur. 
Uzunlar Köyünde yada hastanede babam nerede ise oraya bazen tek bazen eşi ve cocuklarıyla gelmeden rahat edemeyen babamın "Gara Goçu" Mehmet Ertürk'ün babamla geçen sıcak samimi diyaloğunu unutmam mümkün değildir.
Yaptığı işe duyduğu sevgisi, saygısı her halinden belli olan, Mesai mefhumu tanımadan gece gündüz hafta sonu demeden çalışan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Mehmet Ali Karlıdağ'a ve Uzman Doktor Adnan ALAŞ'a ve diğer tüm göğüs polikliniği çalışanlarına değerli hizmetlerinden, isabetli teşhis ve mükemmel tedavilerinden dolayı sonsuz teşekkür ederim. Rukiye Erol ablamın, babamın hastanede bakımındaki katkılarını görmemek için kör olmak lazım.
Defin esnasında ve sonrasında hiçbir desteğini esirgemeyen Manavgat Belediye Başkanı Sayın Şükrü SÖZEN'e hizmetlerinden dolayı teşekkür ederim.Babam Ak MEHMET kendince efsanevi hayat yaşadı. Onunla ilgili hikayeleri ben hep başkalarından dinledim . Babamla ilgili olayları başkalarından dinlemek şahsım için ayrı bir gurur ve haz vesilesiydi. 
Babam akrabalarına kardeşlerine yeğenlerine çok düşkün bir adamdı. Birilerine bir fenalık yaptıysa kalbindeki köpüren bu sevgi okyanusunun taşmasından başka bişey değildir. 
Hiç kimseye borcu olmadı, hiçbir zaman bir servet sahibi de olmadı.
Kendisine yanlış yapanlara hiç kin gütmedi, çocuklarına hedef göstermedi.
Asla dedikodu yapmazdı.
Hiç kimsenin sırrını hiç kimseye taşımazdı. Sırlarıyla gömüldü.
Hiç bir partiyi tutmadı, oyunu Yeğenlerinin tavsiye ettiği partiye verirdi ama tersi bir çizgideki insanlarla da çok samimi bir ilişki içinde olurdu.
Misafirperverdi, evin önünden geçen alelade bir insanı bile evine davet eder, sofrasını paylaşırdı.
Okuyanı, okutanı severdi, okutmadığı kızları onun en büyük keşkeleri oldu.
Çalıştırdığı işçileri asla aç bırakmazdı, onları evlerine en yakın noktada bırakırdı. 
Ondan ticareti, hitabeti öğrenemezdiniz belki ama muhabbeti, merhameti ve insaniyeti en saf haliyle öğrenebilirdiniz.
Biz kendisine olan evlatlık vazifemizin ne kadarını yaptık bilemem ama babam babalık vazifesini yapabileceği en iyi şekliyle yapmaya çalıştı.
Babama son görevlerimizden bir tanesi olan Mevlüt faaliyeti 04 Mayıs 2014 tarihinde Güneycik Köyünde icra edilecektir. Tüm halkımız ve dostları davetlidir.
Mekanı cennet olsun Allah rahmet eylesin. 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Nisan 2014 13:57
 

Yaylamız - Köyümüz